Genel Bakış
Aslan ile Kova, çarkta tam birbirinin karşısında durur, ve bu karşıtlık zodyağın en anlamlı eksenlerinden birini kurar: benlik ile topluluk. Aslan beşinci evi yönetir, yani kalbi, sahneyi, yaratıcı öz ifadeyi; her şeyi kişiselden yaşar, "ben", "benim ışığım", "beni gör". Kova on birinci evi yönetir, yani topluluğu, dostluğu, idealleri, geleceği; her şeyi kolektiften yaşar, "biz", "dava", "herkes için". Biri kalbin ateşidir, öteki zihnin havası. Karşıt burçlar hep birbirini manyetik bir güçle çeker, çünkü her biri ötekinde kendi eksik yarısını görür, ve ateş ile hava birbirini besler: hava ateşi büyütür, ateş havaya yön verir. Aslan Güneş'in sıcaklığını taşır, Kova Uranüs'ün vizyonunu. İkisi de sabittir, yani ikisi de sadık ama ikisi de inatçı. Doğru kurulduğunda bu ikisi ender bir şey yaratır: kişisel bir ışığın bir davaya adanması, ya da soğuk bir idealin bir kalple ısınması.
Aşk ve Romantizm
Aşkta Aslan ile Kova, birbirine karşı konulmaz biçimde çekilir ama sevgiyi neredeyse zıt yerden yaşar. Aslan zodyağın en romantik, en tiyatral yoldaşıdır: mum ışığı, herkesin önünde edilen ilan, yüksek sesle söylenen hayranlık. Kova ise zodyağın en alışılmadık ama en sadık yoldaşıdır: sana sunduğu şey bir bağ içinde tam özgürlüktür, akıl ortaklığı, yapışmadan hep orada olan bir varlık. Aslan tapınma değil ama açık, sıcak, kişisel bir tanınma ister; Kova ise sevgisini sözle değil jestle gösterir, aylar önce andığın kitabı bir gün getirir, ama "seni özledim" demekte zorlanır. Gerilim burada: Aslan'ın oksijeni açıkça söylenen övgüyken, Kova sıcaklığını mesafeli tutar, soğuk değildir ama mesafelidir, ve bu ikisi farklı şeydir. Aslan bu mesafeyi ilgisizlik sanabilir, Kova ise Aslan'ın sürekli onay ihtiyacını boğucu bulabilir. Ama Kova'ya "beni seviyorsan şunu yap" demek kapıyı kapatmaktır; ona nefes alanı verirsen ömür boyu durur.
Arkadaşlık
Dostlukta bu ikili şaşırtıcı biçimde iyi anlaşır, çünkü Kova zaten dostluğun burcudur, ve Aslan da dostlarına gösterişli bir sadakatle bağlanır. Aslan grubun güneşidir: kutlamaları toplayan, herkesi özel hissettiren, ortama neşe taşıyan. Kova ise grubun vizyoneridir: geleceği önceden gören, kimsenin yan yana koymadığı fikirleri birleştiren, herkesin sustuğu odada doğruyu söyleyen. Aslan Kova'ya sıcaklık ve kişisel bağ getirir, Kova Aslan'a ufuk ve fikir. İkisi de sadıktır, ama farklı biçimde: Aslan yüreğiyle, Kova ilkesiyle. Sürtünme, Aslan'ın kişisel ilgi ihtiyacı ile Kova'nın mesafeli tavrında çıkar; Aslan yakınlık isterken Kova bir fikre dalıp gidebilir. Bir de ikisi de inatçıdır, ve bir fikir ayrılığında kimse geri adım atmak istemez. Uzun süren dostluk, Aslan'ın Kova'ya alan tanıdığı, Kova'nın da Aslan'a sıcaklığını arada bir açıkça gösterdiği dostluktur.
İletişim
Aslan ile Kova'nın iletişimi iki ayrı dilden yürür: biri kalbin, öteki aklın. Aslan coşkuyla, alenen, sıcaklıkla konuşur; inanç onun dilidir, ve hislerini yüksek sesle taşır. Kova ise fikirlerin dilini duyguların dilinden çok daha akıcı konuşur; aklı dürüsttür, gördüğünü görmezden gelemez, bir meseleyi sonuna kadar tartışır ama farklı düşünüldüğü için küsmez. Tuzak burada: Aslan bir sohbette kişisel sıcaklık, onay ve duygusal karşılık ararken, Kova mantığa ve fikre kayar, ve yakınlığın gerektiği anda duygusal olarak kaybolabilir, akla ve çözüme kaçabilir. Aslan bunu soğukluk sanır, oysa Kova sadece farklı bir dilde sever. Aslan ayrıca eleştiriye kapanır, en yumuşak uyarıyı benliğine saldırı sayar; Kova ise fikir ayrılığından incinmez, bu yüzden Aslan'ın alınganlığını bazen anlamaz. Çözüm, Kova'nın yakınlık anında akla değil kalbe kalmayı, Aslan'ın da her mesafeyi bir ret sanmamayı öğrenmesidir.
Ortak Değerler
Değerlerde Aslan ile Kova hem çarpışır hem birbirini büyütür. İkisi de bir şeye yürekten inanır, ikisi de kolay kolay vazgeçmez, çünkü ikisi de sabittir. Ama neye değer verdikleri neredeyse zıttır. Aslan için değer kişiseldir: tanınma, sadakat, bir hayatı hatırlanır kılan büyük an, kendi ışığı. Para onun için bir sahne aracıdır, imgesine uygun bir yaşam. Kova için değer kolektiftir: bir fikir, bir dava, geleceği değiştirecek bir vizyon. Serveti statü sembolü olarak görmez, komşunun arabasına özenmez; derdi bir fikri hayata geçirmektir. Aslan kendi krallığını kurmak ister, Kova herkes için bir şey inşa etmek. Bu fark bir çatışma değil, bir tamamlanma olabilir: Aslan Kova'nın soğuk idealine bir kalp, bir sıcaklık katabilir; Kova ise Aslan'ın kişisel ışığına bir amaç, kendinden büyük bir dava verebilir. Birlikte hem parlayan hem anlamlı bir hayat kurabilirler.
Güçlü Yönler
Bu çiftin imza gücü, karşıt kutupların birbirini tamamlamasıdır; karşıt burçların en güzel yanı, her birinin ötekinde kendi eksik yarısını bulmasıdır. Aslan Kova'ya sıcaklık verir; hep akılda ve fikirde yaşayan Kova, Aslan sayesinde kalbini hissetmeyi, duygusunu ifade etmeyi öğrenir. Kova ise Aslan'a ufuk verir; hep kendi sahnesinde parlayan Aslan, Kova sayesinde kendinden büyük bir şeye, bir topluluğa, bir davaya bağlanmayı öğrenir, ve ışığını yalnız kendine değil bir amaca tutmayı. Ateş ile hava da birbirini besler: Kova'nın vizyonu Aslan'ın coşkusuyla hayat bulur, Aslan'ın ışığı Kova'nın fikriyle yön kazanır. İkisi de sabit olduğu için, bir kez birbirine ve ortak bir amaca bağlandıklarında bu bağ sarsılmaz. En güzel yanları, kişisel bir ışığın bir davaya adanmasıdır; bu çift, sadece kendileri için değil, çevrelerindeki insanlar için de bir şeyi ateşleyebilir.
Zorluklar
En derin sınav, "bana bak" ile "davaya bak" arasındaki gerilimdir. Aslan kişisel ilgi, onay ve sıcaklık ister, ışığın üstüne düşmesini; Kova ise dikkatini topluluğa, ideallere, herkese dağıtır, ve kişisel yakınlık anında bile bir fikre kayabilir. Aslan bunu bir ihmal, bir soğukluk gibi yaşar, oysa Kova sadece farklı bir yerden sever. İkinci sınav, ikisinin de sabit oluşudur: iki inat yan yana geldiğinde bir fikir ayrılığı kolayca bir kilitlenmeye döner, çünkü ne Aslan gururundan ne Kova ilkesinden geri adım atmak ister. Üçüncü sınav, duygusal dildeki uçurumdur. Aslan sıcaklığa, açık övgüye, dokunuşa ihtiyaç duyar; Kova ise duygularını kelimeye dökmekte zorlanır, mesafeli kalır, ve içi sevgiyle doluyken bile Aslan sevilmediğini sanabilir. Bu ikisinin işi, karşıt kutupları birbirine tercüme etmek: Aslan'ın Kova'ya alan tanıması, Kova'nın da sıcaklığını arada bir açıkça göstermesi, ve ikisinin de inadını bir kez olsun bırakabilmesidir.
Öğütler
Eğer bir Kova'yla Aslan'san, ya da bir Aslan'la Kova, elinde nadir bir tamamlayıcılık var; asıl işin onu bir kutuplaşmaya değil bir ortaklığa çevirmek. Aslan, Kova'ya nefes alanı ver; ona "beni seviyorsan şunu yap" demek kapıyı yavaşça kapatmaktır, ama özgürlük tanırsan o yapışmadan hep orada durur, ve onun mesafesini bir ilgisizlik değil, sevginin farklı bir dili olarak oku. Kova, sıcaklığını arada bir açıkça göster; Aslan senin jestlerini görür ama sözünü, dokunuşunu, açık övgünü de duymaya ihtiyaç duyar, ve yakınlığın gerektiği anda akla kaçma, kalbe kal. İkiniz de sabitsiniz, o yüzden bir kavgada en zor şeyi çalışın: bir kez olsun inadınızı bırakıp geri adım atmayı. Ve en güzeli, ışığınızı ortak bir amaca tutmayı öğrenin: Aslan'ın kalbi Kova'nın davasını ısıtsın, Kova'nın vizyonu Aslan'ın ışığına anlam versin. Mevlana'nın dediği gibi, sevgi zıtları birleştiren bağdır; bu iki kutup, birbirini eksik yarı olarak gördüğünde, ikisi de daha bütün olur.