Genel Bakış
Aslan ile Yay, çarkta birbirine kolayca akan iki ateş burcudur, ve buluşmaları bir şenlik ateşi gibidir: yüksek, sıcak, uzaktan görülen. Üçgen açı aralarındaki anlaşmayı zahmetsiz kılar; ikisi de ateşin, coşkunun, büyük yaşamanın ana dilini konuşur. Ama bu ateş, iki koçun ya da iki savaşçının ateşi değildir; burada mesele liderlik yarışı değil, ortak sevinçtir. Aslan Güneş'in çocuğudur, sabit ateş, yerinde parlayan, ışığını bir kez yaktığında söndürmeyen kral. Yay Jüpiter'in çocuğudur, değişken ateş, ufka koşan, anlam arayan gezgin bilge. Aslan merkezi tutar, sıcaklığı ve sadakati; Yay ufku açar, macerayı ve anlamı. İkisi bir araya geldiğinde ortaya bir iyimserlik çarpanı çıkar: Güneş'in özgüveni Jüpiter'in şansıyla birleşir, ve inandıkları için çoğu zaman gerçekten bir yol açılır. Bu ilişki küçük yaşamayı bilmez; her şeyi biraz daha büyük, biraz daha parlak, biraz daha cömert ister.
Aşk ve Romantizm
Aşkta Aslan ile Yay, çevrelerindeki herkesi biraz sönük gösteren bir canlılık üretir. İkisi de aşkı bir macera gibi yaşar, büyük jestlerle, kahkahayla, geleceğe dair coşkulu hayallerle. Aslan aşkı bir tören gibi kurar: mum ışığı, herkesin önünde edilen ilan, el yazısı not. Yay ise aşkı bir yolculuk gibi: birlikte keşfedilecek yerler, gece ikide edilen felsefe sohbeti, dünyayı büyüten bir yoldaşlık. Aslan'ın istediği doğru görülmektir, kusurlarıyla beraber; Yay'ın istediği kanatlarını kesmeyen, hayatını daraltmak yerine genişleten bir eş. İkisi de ötekini fazla bulmaz, ve bu nadir bir rahatlıktır, çünkü ikisi de daha sessiz biri için çoğu zaman fazladır. Yay'ın süzgeçsiz dürüstlüğü Aslan'a gerçek bir armağan olur: dalkavukluk yapmayan bir sevgili, Güneş yönetimli kalbin en çok güvenebileceği aynadır. Gölge, Yay'ın patavatsız bir sözü Aslan'ın gururuna dokunduğunda, ya da Aslan'ın sürekli sahne ihtiyacı Yay'ı sıktığında belirir.
Arkadaşlık
Arkadaşlıkta bu ikili, her grubun neşe kaynağıdır, ve birlikteyken çevrelerine yayılan enerji ikisinin toplamından fazladır. Aslan grubun güneşidir: buluşmaları toplayan, kutlamaları düzenleyen, herkesi bir akşamlığına özel hissettiren. Yay ise grubun kaşifidir: yeni bir yer, yeni bir fikir, "denesene, ne kaybedersin" diyen o bulaşıcı coşku. İkisi bir arada olduğunda hem kutlanır hem keşfedilir; hayat sürekli bir maceraya döner. En hızlı bağı ortak coşku üzerinden kurarlar: bir yolculuk, bir kutlama, çılgın bir plan. İkisi de büyük düşünür, ikisi de "neden olmasın" der, ve birbirlerinin en iddialı fikirlerini kıskanmadan alkışlar. Sürtünme, ikisinin de merkez olmaya alışkın olmasından, ya da Yay'ın bir sonraki maceraya kaçarken Aslan'ı sahnede yalnız bırakmasından doğar. Uzun süren dostluk, Aslan'ın Yay'ın gezginliğine izin verdiği, Yay'ın da Aslan'a hak ettiği alkışı esirgemediği dostluktur.
İletişim
Aslan ile Yay'ın iletişimi yüksek sesli, coşkulu ve mutlu bir biçimde doğrudandır. İkisi de imalardan, küslükten, söylenmeyen şikayetten uzaktır; ikisi de düşündüğünü açıkça söyler. Aslan inanç dilini konuşur, henüz var olmayan bir geleceği başkalarına gördürür; Yay ise gerçeği süzgeçsiz söyler, gece ikide felsefe tartışır. Aralarındaki sohbet canlıya, abartılıya, görkemli biçimde büyük fikirlere kayar, ve ikisi de bundan beslenir. Ama iki ateşin farklı hassasiyeti vardır. Aslan bir eleştiriyi doğrudan benliğine saldırı sayar, ve Yay'ın nereye saplandığına bakmadan attığı o dürüst ok, Güneş yönetimli gururda beklenenden derin bir yara açabilir. Yay ise Aslan'ın alınganlığını bazen anlamaz, çünkü kendisi fikir ayrılığından kolay kolay incinmez. Çözüm, Yay'ın gerçeği söylerken nezaketin de bir gerçek olduğunu öğrenmesi, Aslan'ın da bir şakayı ya da dürüst bir eleştiriyi bir aşağılama sanmamayı öğrenmesidir.
Ortak Değerler
Değerlerde Aslan ile Yay derin bir uyum taşır: ikisi de hayatı cömertçe, cesurca ve büyük yaşamaya inanır. İkisi de küçüklükten, korkaklıktan, bir hayatı sessizce daraltan o temkinlilikten iğrenir. İkisi de açık elle verir, Aslan ilgisiyle ve büyük jestiyle, Yay coşkusuyla ve ufkuyla. Ama neye değer verdiklerinde ince bir fark vardır, ve bu Güneş ile Jüpiter arasındaki farktır. Aslan için değer parıltıdadır: tanınma, sadakat, bir hayatı hatırlanır kılan büyük an, kalıcı bir miras. Yay için değer anlamdadır: deneyim, hakikat, bir sonraki ufuk, öğrenilecek yeni bir şey. Aslan bir krallık kurmak ister, Yay bir yolculuk yaşamak. İkisinin ortak gölgesi ise paradır: ikisi de parayı yakılacak yakıt sayar, biri imge için, öteki macera için savurur, ve ikisi de birikimin gösterişsiz disiplininden keyif almaz. Birbirlerine öğretebilecekleri şey, coşkuya bir fren, büyük hayale bir bütçe eklemektir.
Güçlü Yönler
Bu çiftin imza gücü, birbirinin ışığını söndürmek yerine çoğaltmasıdır. İkisi de büyük, parlak ve cömert insanlardır, ve çoğu böyle insan yan yana gelince birbirini bastırmak zorunda kalır; ama Aslan ile Yay birbirini kışkırtır. Aslan'ın sabit dayanıklılığı Yay'ın zaafını iyileştirir: yüz macera başlatıp hiçbirini bitirmemek. Yay'ın geniş vizyonu ise Aslan'ın zaafını iyileştirir: bir imgeye ya da tahta öyle yapışmak ki büyümeyi unutmak. İkisi bir araya geldiğinde çevrelerindeki insanları da ateşlerler; Aslan'ın inancı Yay'ın iyimserliğiyle birleşince, bir grup kendi mümkün gördüğünden fazlasına inanır. Duygusal olarak da hafiftirler: ikisi de kin tutmaz, ikisi de kavganın ardından gülmeyi bilir, ve bu ilişkide hava nadiren ağırlaşır. En yalın güçleri ortak canlılıktır; bu çiftin çevresindeki hayat, neredeyse her eşleşmenin çevresindekinden daha büyük, daha sıcak ve daha diridir, çünkü uyum içindeki iki ateş ışığını toplamaz, çoğaltır.
Zorluklar
En derin sınav, ikisinin de frensiz gaz olmasıdır. İki ateş birbirini öyle körükler ki, kimse dur demeyi düşünmez, ve coşkuyla başlayan bir şey bazen ikisini birden tüketene, ya da uçuruma sürükleyene kadar hızlanır. Bu en çok üç alanda su yüzüne çıkar. Para: Aslan imge için savurur, Yay macera için, ve görkemli bir ortak hayat alttan şaşırtıcı biçimde ince akabilir, çünkü ikisi de birikimi sıkıcı bulur. Detay: ikisi de büyük resme öyle dalar ki onları ayakta tutan küçük gerçekleri, faturaları, randevuları, sıradan bakımı görmezden gelir. Ve kimin toparlayacağı sorusu: ikisi de başlatmaya, parlamaya, ufka koşmaya heveslidir, ama arkada kalan sıkıcı işi kimse üstlenmek istemez. İkinci sınav kibirdir; iki özgüvenli ateş, haklı olduğuna öyle emin olabilir ki dinlemeyi unutur, ve iki büyük ego aynı anda kabarınca oda küçülür. Mevlana'nın dediği gibi, mum ancak fitili tükendiğinde söner; bu ikisinin işi, ateşi beslerken tükenmemeyi öğrenmektir.
Öğütler
Eğer bir Yay'la Aslan'san, ya da bir Aslan'la Yay, ilişkin çoğunlukla kendi coşkusuyla yürüyecek, ve asıl emek o coşkuya bir fren, bir çapa eklemekte. Birlikte gerçek bir düzen kurun, özellikle parada: otomatik bir birikim, gerçek bir bütçe, sıkıcı ama kurtarıcı bir sistem, çünkü ikiniz de o anın sıcağında kısıtlamayı beceremezsiniz. Sıradan işi, faturayı, bakımı paylaşın ve adını koyun; yoksa ikiniz de ondan kaçar, ve görkemli hayatın içi sessizce boşalır. Yay, sözünü yumuşat; senin dürüstlüğün değerlidir ama Aslan'ın gururuna dokunurken nezaketi de yanına al, çünkü o senin doğruna dayanabilir, hor görüşüne değil. Aslan, bir şakayı ya da dürüst bir eleştiriyi bir aşağılama sanma; Yay seni küçültmüyor, sadece gerçeği söylüyor. İkiniz de arada bir gaza değil frene basmayı öğrenin. Yunus Emre "Sevelim, sevilelim" demiş; iki ateşin bütün marifeti de, birlikte yanarken birbirini yakmamaktır.