Genel Bakış
Kova ile Balık, çarkın son iki burcudur, ve omuz omuza dururlar; zodyağın en uzağa bakan iki ruhu. İkisi de "buradan ötesi"ni arar, ikisi de kendi küçük dünyasının ötesinde, herkesi kucaklayan bir şeyle yaşar. Ama biri akılla, öteki kalple bakar. Kova Satürn ile Uranüs'ün çocuğudur, kolektif akıl, ve gözü hep gelecektedir: insanlık, fikir, herkes için kurulacak daha adil bir düzen. Balık ise Jüpiter ile Neptün'ün çocuğudur, kolektif ruh, ve gözü hep sonsuzluktadır: birlik, merhamet, her şeyin birbirine karıştığı o derin okyanus. Kova insanlığı bir fikir olarak sever, Balık bir duygu olarak. Biri "dünyayı nasıl daha iyi kurarız" diye sorar, öteki "her canlıyı nasıl daha çok sevebiliriz." Komşu burçlar oldukları için aynı geniş gökyüzüne bakarlar ama farklı dilde konuşurlar, ve aralarında ince bir sürtünme hep vardır. Ama tam da bu yüzden birbirlerini tamamlarlar; Kova'nın soğuk vizyonu Balık'ın merhametiyle ısınır, Balık'ın uçan rüyası Kova'nın fikriyle bir zemine kavuşur.
Aşk ve Romantizm
Aşkta Kova ile Balık, ikisi de sıra dışı biçimde sever, ama farklı bir kaynaktan. Kova bir bağ içinde tam özgürlük sunar: akıl ortaklığı, yapışmadan hep orada olan bir varlık, ve ideal sevgilisi yatağını paylaştığı en yakın arkadaşıdır. Balık ise çözülen bir kalite ile sever; benlik ile sevgili arasındaki sınır incelir, sen ağzını açmadan neye ihtiyacın olduğunu bilir, sessizliğini okur. Kova mesafeli bir sadakat verir, Balık sınırsız bir teslimiyet. İkisi de büyük bir sevme kapasitesi taşır, ve ilk başta birbirlerinin bu geniş ruhuna vurulurlar. Ama tuzak, ikisinin duyguya farklı frekanstan bakmasıdır. Balık duyguyu doğrudan yaşar, hisseder, bedeninde taşır; Kova ise duyguyu bir kenara koyup analiz eder, yakınlığın gerektiği anda akla kaçar. Balık bir kucak isterken Kova bir çözüm sunabilir, ve Balık bu mesafeyi bir soğukluk sanabilir. Gölge, Kova'nın serinliği Balık'ın derin duygusal ihtiyacını karşılamadığında belirir; biri hisseder, öteki düşünür, ve ikisi aynı odada ayrı frekanslarda kalabilir.
Arkadaşlık
Dostlukta bu ikili, insanlığı ve anlamı seven iki geniş kalbin nadir bağını kurar. Kova grubun vizyoneridir: geleceği önceden gören, kimsenin yan yana koymadığı fikirleri birleştiren, herkesin sustuğu odada doğruyu söyleyen. Balık ise grubun şifacısıdır: kimsenin fark etmediği hüznü sezen, söylenmeyeni okuyan, koşulsuz kabul veren. İkisi de bencil değildir, ikisi de kendinden büyük bir şeye adanmayı sever, ve bir dava, bir yardım, bir güzel amaç etrafında eşsiz bir ekip olurlar; Kova fikri ve planı, Balık şefkati ve ilhamı getirir. Sürtünme, Kova'nın soğuk mantığı Balık'ın hassasiyetiyle çarpıştığında çıkar; Kova bir gerçeği dobra söyler, Balık ise onu içinde taşır. Bir de ikisi de pratik konularda dağınıktır; Kova cebini görmeyi atlar, Balık faturayla anlaşamaz. Uzun süren dostluk, Kova'nın Balık'ın sezgisine değer verdiği, Balık'ın da Kova'nın vizyonuna güvendiği dostluktur.
İletişim
Kova ile Balık'ın iletişimi iki ayrı dilden yürür: biri aklın, öteki sezginin. Kova fikirlerin dilini duyguların dilinden çok daha akıcı konuşur; aklı dürüsttür, bir meseleyi sonuna kadar tartışır ama farklı düşünüldüğü için küsmez. Balık ise duyguların dilini herkesten akıcı konuşur; bir odaya girdiğinde o odanın ruh halini emer, sofradaki bir sessizliğin ne taşıdığını herkesten önce anlar. Kova düşünür ve söyler, Balık hisseder ve sezer. Tuzak buradadır: bir duygusal an geldiğinde, Kova onu analiz etmeye, çözmeye, bir fikre çevirmeye koşar; Balık ise sadece hissedilmek, duyulmak ister. Kova'nın "gel bunu mantıklı çözelim"i, Balık'ın "sadece beni anla"sıyla çarpışır. Bir de Balık kendi ihtiyacını dile getirmekte zorlanır, imayla konuşur, ve Kova bu üstü kapalı sinyalleri çoğu zaman kaçırır, çünkü onun dünyası açık ve mantıksaldır. Çözüm, Kova'nın bir duyguyu çözmek yerine sadece dinlemeyi, Balık'ın da ihtiyacını sisin ardından çıkarıp açıkça söylemeyi öğrenmesidir.
Ortak Değerler
Değerlerde Kova ile Balık, maddi dünyaya karşı benzer bir kayıtsızlıkla buluşur, ve bu onları derin bir zeminde birleştirir. İkisi için de asıl zenginlik para değildir; Kova serveti bir statü sembolü olarak görmez, derdi bir fikri hayata geçirmektir; Balık ise parayı bir amaç değil bir akış sayar, sezgisiyle bolluğa kanal açar. İkisi de cömerttir, ikisi de kendinden çok başkalarını düşünür, ve ikisi de hayatı maddenin ötesinde bir anlamla ölçer. Bu ortak tavır aralarında güzel bir uyum kurar, ama aynı zamanda bir tehlike: ikisi de gündelik gerçeklikten kopuktur. Kova büyük fikirler kurarken cebini görmeyi atlar, Balık faturalarla ve takvimle pek anlaşamaz, ve iki dünyevi olmayan insan yan yana gelince faturayı kim ödeyecek sorusu havada kalabilir. Birbirlerine yapabilecekleri en akıllıca iyilik, ideali ve rüyayı arada bir somut bir düzene, güvenilir bir çapaya bağlamaktır.
Güçlü Yönler
Bu çiftin imza gücü, iki geniş kalbin aynı sonsuzluğa bakmasıdır. İkisi de kendi küçük dünyasının ötesinde bir şeye, insanlığa, ruha, bir anlama adanmayı sever, ve bu ortak genişlik aralarında nadir bir akrabalık kurar. Kova Balık'a bir fikir, bir vizyon, bir yön verir; hep sisin içinde eriyen Balık, Kova'nın berrak aklıyla rüyasını bir biçime dökmeyi öğrenir. Balık ise Kova'ya bir kalp, bir merhamet, bir ruh katar; hep akılda ve fikirde yaşayan Kova, Balık sayesinde insanlığı bir kavram olarak değil, tek tek yüzler olarak sevmeyi öğrenir. Kova'nın soğuk ideali Balık'ın sıcaklığıyla ısınır, Balık'ın uçan hayali Kova'nın yapısıyla yere iner. İkisi de bencil olmadığı için, birlikte kendilerinden büyük bir şeye, bir davaya, bir yardıma, bir güzelliğe adanabilirler. Uranüs'ün vizyonu Neptün'ün merhametiyle birleşince, bu iki insan sadece birbirini değil, dokundukları dünyayı da sessizce iyileştirebilir.
Zorluklar
En derin sınav, akıl ile kalp arasındaki frekans farkıdır. Balık duyguyu doğrudan yaşar, bedeninde hisseder; Kova ise duyguyu bir kenara koyup analiz eder, yakınlığın gerektiği anda akla ve çözüme kaçar. Balık bir kucak, bir "seni anlıyorum" beklerken, Kova bir çözüm, bir mantık sunabilir, ve Balık bu serinliği bir sevgisizlik sanabilir, oysa Kova sadece başka bir dilde sever. İkinci sınav, ikisinin de gündelik gerçeklikten kopuk olmasıdır. Kova büyük fikirlerde, Balık derin rüyalarda yaşar, ve ikisi de faturayı, takvimi, somut ayrıntıyı atlayabilir; iki bulut insanı yan yana gelince, hayatın sıkıcı ama zorunlu işlerini kimse üstlenmeyebilir. Üçüncü sınav, Balık'ın sınır koyamaması ile Kova'nın mesafe koymasıdır; Balık kendini eritir, herkesin yükünü taşır, Kova ise fazla yaklaşınca geri çekilir, ve bu ikisi bir denge bulmakta zorlanabilir. Bu ikisinin işi, iki geniş dünyayı birbirine tercüme etmek: Kova biraz hissetmeyi, Balık biraz somutu öğrensin.
Öğütler
Eğer bir Balık'la Kova'ysan, ya da bir Kova'yla Balık, elinde iki geniş kalbin nadir akrabalığı var; asıl işin akıl ile kalbi aynı masaya çağırmak. Kova, bir duyguyu her zaman çözmeye çalışma; Balık sana bir sorun getirdiğinde çoğu zaman bir çözüm değil, sadece bir kucak ve "seni anlıyorum" ister, ve bunu vermek senin vizyonunu zayıflatmaz, sevgini derinleştirir. Balık, ihtiyacını sisin ardından çıkar; Kova senin imalarını okuyamaz, onun dünyası açık ve mantıksaldır, ve sen net söylemedikçe yükünü göremez. Sınır koymayı da öğren, çünkü kendini eritmen ilişkiyi taşımaz. Gündelik gerçekliğe birlikte bir çapa atın: faturayı, takvimi, kararı güvenilir bir düzene bağlayın, ki ikinizin de bulutları bir zemin bulsun. Ve en güzeli, ortak genişliğinizi paylaşın: birlikte kendinizden büyük bir şeye adanın, çünkü ikiniz de orada en mutlu olursunuz. Mevlana'nın dediği gibi, akıl ile aşk aynı denize akan iki nehirdir; bu iki geniş ruh, biri düşünür öteki hissederken aynı sonsuzluğu aradığını hatırladığında, birbirini büyütür.