Genel Bakış
İkizler ile Aslan'ın ortak zemini görünenden daha derindir, çünkü ikisi de kendini ifade ederek var olur. İkizler üçüncü evi yönetir, yani zihnin, sözün, merakın evini; Aslan beşinci evi, yani yaratıcılığın, oyunun, sahnenin evini. Biri düşünceyi dile döker, öteki dili gösteriye. Hava ile ateş arasındaki o eski dostluk burada canlanır: hava olmadan ateş boğulur, ateş hava sayesinde yükselir. İkizler, Aslan'a durmadan yeni fikir, yeni espri, yeni bakış getirir; Aslan bu fikirlere İkizler'in tek başına asla veremediği şeyi verir, sıcaklığı ve süreyi. Sekstil bir armağandır ama uykuda kalabilen bir armağan, çaba isteyen. İki burç birbirini kolayca sever, ama havayla ateşin buluşması körüklenmek ister; ilgi gösterilmezse alev söner. İkizler değişken, Aslan sabittir; İkizler'in dağılan kıvılcımı, Aslan'ın durağan koruna çapa bulur, Aslan'ın yerinde duran ateşi ise İkizler'in uçuşan zihnine bir yuva.
Aşk ve Romantizm
Aşkta bu ikili, sohbetle tutuşan bir ateştir. İkizler kalbe zihinden girer: onu güldüren, şaşırtan, her akşam yeni bir düşünceyle gelen biri, İkizler'in kalbinin yarısını çoktan almıştır. Aslan ise aşkı bir tören gibi yaşar, mum ışığıyla, herkesin önünde edilen ilanla, unutulmayan büyük jestle. İlk bakışta uyumsuz durur bu ikisi; biri hafif ve çevik, öteki görkemli ve sabit. Ama sır şurada: Aslan'ın en derin açlığı tapınma değil, doğru görülmektir, ve İkizler zodyağın en keskin gözlemcisidir. İkizler, Aslan'ı gerçekten görür, kelimelere döker, ve bu görülme Güneş yönetimli bir kalbe su gibi işler. Karşılığında Aslan, İkizler'in tek başına üretemediği sadakati verir: merak solduğunda bile yerinde duran adanmışlık. Gölge, İkizler'in ilgisi başka bir yöne kaydığında ve Aslan bunu sevgisizlik sandığında belirir; o an bir çift ateş, farklı hızlarda yanmanın acısını tadar.
Arkadaşlık
Arkadaşlıkta İkizler ile Aslan, girdikleri her ortamın neşe motorudur. İkizler fikir çeşmesidir: nereye gidileceğini, ne konuşulacağını, hangi oyunun oynanacağını bir çırpıda bulan zihin. Aslan sosyal güneştir: buluşmalara ev sahipliği eden, herkesi bir akşamlığına da olsa özel hissettiren kişi. İkisi bir araya gelince dostluk hem parlak hem sıcak olur; İkizler kıvılcımı çakar, Aslan ateşi büyütür ve etrafındakileri ısıtır. En sağlam bağı ortak merakla kurarlar: yeni bir yer, yeni bir fikir, birlikte gülünecek yeni bir hikaye. Sürtünme sahne meselesinde çıkar. Aslan doğal olarak odanın merkezi olmak ister; İkizler ise dikkatini dağıtıp başka masalara, başka sohbetlere kayabilir, ve Aslan bunu ihmal olarak okur. Ayakta kalan dostluk, İkizler'in ara ara dönüp Aslan'a "sen buradasın, seni görüyorum" dediği dostluktur. Aslan da İkizler'e karşılığında bir şey öğretir: bir dostun yavaş mevsiminde yanında kalmanın, hiçbir espriden daha değerli olduğunu.
İletişim
İşte bu ikilinin gerçek sahnesi. İkizler ile Aslan arasındaki sohbet canlı, renkli ve bulaşıcıdır; biri kelimeyi bir meddah gibi kıvırır, öteki her cümleyi bir sahne gibi doldurur. İkizler'in Merkür'ü hızlı, esnek ve meraklıdır, fikirden fikre atlar; Aslan'ın Güneş'i ise inançla konuşur, henüz var olmayan bir geleceği herkese gördürür. İkisi birleşince konuşmaları bir gösteriye döner, ve etraflarındaki insanlar dinlemekten keyif alır. Risk, iki ayrı hassasiyette gizlidir. İkizler zekasıyla oynar, iğneleyici bir espri yapar, ve bunun ne kadar battığını çoğu zaman fark etmez; Aslan ise işine ya da gururuna gelen en hafif dokunuşu benliğine saldırı olarak yaşar. İkizler için bir kelime oyunu olan şey, Aslan için gerçek bir yara olabilir, ve o yara İkizler'in hızlı takvimine göre kapanmaz. İkizler'in öğrenmesi gereken, zekanın bazen merhametle yumuşatılması gerektiğidir; keskin söz, sevilen birine dokunduğunda kesmemeli.
Ortak Değerler
Alttan bakıldığında ikisi de aynı şeye tapar: canlılığa. İkizler'in canlılığı zihinseldir, sürekli öğrenen, sürekli bağ kuran bir merak; Aslan'ınki kalpten gelir, cömert, sıcak, gösterişten korkmayan bir yürek. İkisi de sıkıcı bir hayattan, sönük bir sohbetten, güvenlik uğruna küçülmekten iğrenir. İkizler özgürlüğe değer verir: kafese girmemek, her kapıyı açık tutmak, merakın peşinden gidebilmek. Aslan sadakate değer verir: seçtiğine sonuna kadar bağlı kalmak, sıcaklığı yıllarca korumak. İlk bakışta bu ikisi çatışır görünür, ama aslında birbirini tamamlar. İkizler, Aslan'a dünyanın ne kadar geniş olduğunu; Aslan, İkizler'e bir şeyin derinine inip yanında durmanın ne kadar değerli olduğunu öğretir. Biri genişliği, öteki bağlılığı temsil eder, ve dolu bir hayat ikisini de ister. Serpilen çiftler, ötekinin değerini kendi değerine rakip değil, aynı yaşamın eksik yarısı olarak okumayı öğrenenlerdir.
Güçlü Yönler
Bu çiftin imza gücü, birbirinin eksiğini tam da doğru yerden doldurmasıdır. İkizler'in en büyük gölgesi tutarsızlıktır: yüz işe başlar, hiçbirini bitirmez; ilk yüzde sekseni parlaktır, sıkıcı son yüzde yirmisi çoğu zaman gelmez. Aslan'ın sabit ateşi tam da buna ilaçtır; bir şeye başladıysa yıllarca sürdürür, ve bu dayanıklılık İkizler'e çapa olur. Aslan'ın gölgesi ise onay açlığı ve gururdur; İkizler'in hafif, oyuncu zekası bu ağırlığı yumuşatır, Aslan'a kendine gülmeyi öğretir. Birlikte olduklarında ortama bir enerji yayarlar ki, çevrelerindeki insanlar bile daha canlı hisseder: İkizler'in fikri Aslan'ın inancıyla buluşunca, bir masa, bir grup, bir proje kendi düşündüğünden fazlasını başarabileceğine inanır. Hava ateşi besler, ateş havayı görünür kılar. İkisinin ortak yeteneği, bir düşünceyi alıp onu bir hikayeye, bir hikayeyi bir harekete çevirmektir; biri kıvılcımı, öteki koru taşır.
Zorluklar
En derin sınav, ilgi ve onay ekseninde yaşanır. Aslan sürekli, görünür bir sevgi ister; sabit ateş, sıcaklığın hep aynı yerde yanmasını bekler. İkizler ise değişken havadır; bugün burada, yarın başka bir fikrin peşinde, ve bu dağınıklık asla sevgisizlik değildir, ama Aslan çoğu zaman öyle okur. İkizler bir sohbetin ortasında telefonuna baktığında, Aslan bunu neredeyse bir hakaret gibi hisseder. İkinci sınav derinliktir. Aslan bir ilişkide yürek ister, açılma ister, gerçek anlar ister; İkizler ise duyguyu yaşamak yerine onun hakkında konuşarak sözcükten bir duvar örebilir. Aslan bazen İkizler'in bu kadar çok konuşup bu kadar az hissettirmesine kırılır. Mevlana'nın dediği gibi, ne söylersen söyle, sözün kıymeti karşındakinin anladığı kadardır; bu ikilinin işi, konuşmayı bir an bırakıp bazen sadece yan yana kalmayı, sözün bittiği yerde kalbin başladığını öğrenmektir.
Öğütler
İkizler'sen, öğrenmen gereken tek şey var: Aslan'a ilgini görünür kıl. Onu ne kadar sevdiğini bildiğini sanma, göster; bir Aslan için sevgi söylenmediyse ve gösterilmediyse yoktur. Zekanı ondan yana kullan, ona karşı değil; iğneleyici espriyi yutmayı öğren, çünkü eşin senin ateşine dayanır ama küçümsemene dayanamaz. Aslan'san, İkizler'e alan ver ve onun dağınıklığını ihanet sanma; o bir yerde uçuşurken bile sana bağlıdır, sadece bunu senin istediğin biçimde söylemez. İkizler'in merakını kafese koyma, besle; ona her akşam yeni bir düşünce getir, sana ömür boyu çocuk gözleriyle bakar. İkiniz birlikte bir ritim kurun: İkizler yeniliği getirsin, Aslan onu sürdürsün, ve dönüşümlü olarak biriniz sahnede parlarken öteki gönülden alkışlasın. Yunus Emre "Söz ola kese savaşı" demiş; bu ikilinin bütün gücü de doğru sözü doğru anda, sıcaklıkla söylemekte gizli.