Genel Bakış
İki Balık bir araya geldiğinde, iki deniz birbirine karışır. İkisi de Jüpiter ile Neptün'ün çocuğudur, ikisi de su ruh, ve birbirlerini çeviriye gerek kalmadan, hatta çoğu zaman kelimesiz tanırlar. İkisi de dünyayı sezgiyle, duyguyla, ruhla okur; ikisi de sınırların eridiği, her şeyin birbirine karıştığı o derin sudan bakar. Bir araya geldiklerinde kurdukları bağ, çoğu insanın hiç tatmadığı bir yakınlıktır: sözsüz bir anlaşma, birbirinin ruh halini saatler önce sezme, söylenmeyeni duyma, ve koşulsuz kabul etme. İkisi de rüya görür, ikisi de merhametle sever, ve birlikte adeta ortak bir hayale dalarlar. Ama aynı burcun buluşması bir gerçeği de taşır: aynı güç, aynı kör noktayı da paylaşır. İki Balık'ın ortak zaafı sınırsızlıktır, ve iki sınırsızlık yan yana gelince kimse kıyı olmaz. Sen nerede bitiyorsun, ben nerede başlıyorum belirsizleşir, ve gerçekliğin sıkıcı ama zorunlu işleri, faturalar, kararlar, takvim, sisin içinde askıda kalabilir.
Aşk ve Romantizm
Aşkta iki Balık, zodyağın belki en romantik, en eriyen bağını kurar. İkisi de çözülen bir kalite ile sever; benlik ile sevgili arasındaki sınır incelir, kimi zaman tamamen kaybolur, ve iki insan bir nehrin denize karışması gibi birbirine akar. İkisi de yarım sevmeyi bilmez, ikisi de kendini bütünüyle verir, ve ikisi de ötekinin sözcüğe dökülmemiş hüznünü, sessizliğinin taşıdığı anlamı duyar. Bu, çoğu çiftin bir ömür aradığı sözsüz yakınlıktır: hiç açıklamadan anlaşılmak, en savunmasız anında yargılanmadan sevilmek. Ama iki eriyen kalp yan yana gelince, aynı gölge de büyür. İkisi de kendi konturlarını yitirebilir, ikisi de ötekinin şekline girerken kendini kaybedebilir, ve iki insan da erirken, ilişkiyi tutacak sağlam bir benlik kalmayabilir. İkisi de gerçeklikten kaçmaya meyillidir, ve zorluk geldiğinde ikisi birden fanteziye, hayale, başka bir dünyaya sığınabilir. En sağlıklı halleri, ikisinin de kendi kıyısını koruduğu, birbirine karışırken bile kaybolmadığı aşktır.
Arkadaşlık
Dostlukta iki Balık, ruhların en derininden anlaşan bir bağ kurar. İkisi de sınırsız empati taşır; bir dostun acısını anlamakla kalmaz, onu kendi içinde gerçekten hisseder, ve dokundukları insanları sessizce değiştirir. İkisi bir araya geldiğinde ortaya, kimsenin yargılanmadığı, herkesin gerçekten görüldüğü, sözsüz bir sıcaklık çıkar; iki şifacı, birbirinin ve çevresindekilerin yaralarını sarar. İkisi de sanata, hayale, görünmeyene tutkundur, ve gece boyu ruh, anlam, rüya üstüne konuşabilirler. Sürtünme, ikisinin de pratik konularda güvenilmez olmasından çıkar; ikisi de faturayla, takvimle, somut kararla pek anlaşamaz, ve iki hayalperest yan yana gelince kimse dümene geçmeyebilir. Bir de ikisi de sınır koyamaz, ikisi de "hayır" demekte zorlanır, ve ikisi de kolayca sömürülebilir. Uzun süren dostluk, ikisinin de arada bir gerçekliğe basıp somut bir adım attığı, ve birbirini kendini eritmekten koruduğu dostluktur.
İletişim
İki Balık'ın iletişimi, çoğu zaman sözün ötesinde yürür. İkisi de duyguların dilini herkesten akıcı konuşur; bir odaya girdiğinde o odanın ruh halini emer, sofradaki bir sessizliğin ne taşıdığını herkesten önce anlar. İki Balık yan yana gelince, bu sezgi katlanır: birbirlerinin hissini konuşmadan okur, bir bakışla anlaşır, kelimeye gerek kalmadan bağ kurarlar. Bu, aralarındaki en büyülü yandır. Ama aynı sezgi aynı tuzağı taşır: ikisi de kendi ihtiyacını dile getirmekte zorlanır. İkisi de herkesin yükünü taşırken kendi yükünü sessizce gizler, ikisi de imayla ve sessizlikle konuşur, ve iki dolaylı iletişim yan yana gelince, kimse açıkça ne istediğini söylemez. İki insan da ötekini okumaya çalışır ama kimse net konuşmaz, ve gerçek ihtiyaçlar sisin içinde kaybolabilir. Çözüm, ikisinin de sezgiye tümden güvenmek yerine, arada bir açıkça "benim ihtiyacım şu" demeyi göze almasıdır; en berrak cümle bazen en büyük şefkattir.
Ortak Değerler
Değerlerde iki Balık, maddi dünyaya karşı aynı büyülü ama tehlikeli tavrı paylaşır. İkisi için de para Neptün'ün dokunduğu her şey gibidir: çoğu zaman belirsiz, kimi zaman büyülü, ara sıra felaketli. İkisi de parayı bir amaç değil bir akış olarak görür, ikisi de sezgisiyle bolluğa kanal açar, ama ikisi de pratik ayrıntılarda, faturalarda, takvimde kaybolur. İkisi de cömerttir, ikisi de bir dokunaklı hikaye karşısında kolayca yumuşar, ve ikisi de bir üzüntüden ya da suçluluktan sonra harcamaya meyleder. İki Balık yan yana gelince, bu ortak zaaf iki katına çıkar; pratik yönetimi ikisi de yapamaz, ve bütçe kolayca bir deliğe dönebilir. Onlara yarayan strateji, pratik yönetimi güvenilir bir ele bırakmaktır: bir muhasebeci, dürüst bir düzen, otomatik bir sistem. Acil durum fonu ikisi için de tartışılmazdır, çünkü belirsizlik karşısında en kırılgan olan onlardır, ve iki kırılgan yan yana gelince bir çapa şarttır.
Güçlü Yönler
Bu çiftin imza gücü, ruhların en derininden, sözsüz anlaşan iki kalptir. İki Balık bir araya geldiğinde, çoğu insanın bir ömür özlediği bir yakınlık doğar: hiç açıklamadan anlaşılmak, en savunmasız anında yargılanmadan sevilmek, sessizliğin bile duyulduğu bir bağ. İkisi de sınırsız empati taşır, ikisi de derinden affeder, ikisi de herkesin içindeki kırık çocuğu görür, ve bir araya geldiklerinde birbirlerine ve çevrelerine adeta bir şifa kaynağı olurlar. İkisi de sanata, rüyaya, görünmeyene açıktır, ve birlikte ortak bir hayal, ortak bir maneviyat, ortak bir güzellik kurabilirler; iki yaratıcı ruh, birbirinin ilhamını besler. İkisi de değişken olduğu için esnektirler, birbirine kusursuz uyum sağlarlar. En güzel yanları, koşulsuz kabul iklimidir; bu ilişkide kimse rol yapmak zorunda değildir, ve iki insan gölgesiyle birlikte görülür, ve tam da öyle sevilir. İki deniz, birbirine karıştığında, çoğu kıyının hiç bilmediği bir derinlik taşır.
Zorluklar
En derin sınav, iki sınırsızlığın buluşmasıdır. İkisi de sınır koyamaz, ikisi de kendi konturlarını kolayca yitirir, ve iki Balık yan yana gelince kimse kıyı olmaz; sen nerede bitiyorsun, ben nerede başlıyorum belirsizleşir, ve sağlıklı bir yakınlık, iki benliğin birbirinde kaybolduğu boğucu bir erimeye dönebilir. İkinci sınav, gerçekliğin askıda kalmasıdır. İkisi de rüyada, hayalde, duyguda yaşar, ikisi de faturayı, takvimi, kararı erteler, ve iki hayalperest yan yana gelince hayatın somut tarafı bir sisin içinde asılı kalabilir; kimse çıpa atmaz, kimse dümene geçmez. Üçüncü sınav, ikisinin de kaçış eğilimidir; zorluk dayanılmaz olunca ikisi de fanteziye, uykuya, başka bir dünyaya sığınabilir, ve birlikte kaçış çift katına çıkabilir. Bir de Balık'ın en sinsi tuzağı olan şehitlik, iki kişide birden büyüyebilir. Bu ikisinin işi, birbirini severken bile kendi kıyısını korumak, ve arada bir gerçekliğe basıp bir çapa atmaktır.
Öğütler
Eğer iki Balık'sanız, elinizde çoğu insanın bir ömür aradığı bir ruh yakınlığı var; sözsüz anlaşıyor, birbirinizi gölgenizle görüyor, koşulsuz seviyorsunuz. Asıl işiniz, bu derin denizde kaybolmamak. İkiniz de sınır koymakta zorlanıyorsunuz, o yüzden en büyük pratiğiniz kendi kıyınızı korumak olsun: birbirinize karışın ama kendinizi kaybetmeyin, ikinizin de ayrı bir benliği, ayrı bir nefesi kalsın. Gerçekliğe birlikte bir çapa atın; faturayı, takvimi, kararı güvenilir bir düzene ya da bir dış ele bağlayın, ki ikinizin de rüyası bir zemin bulsun. İhtiyacınızı sezgiye bırakmayın; ikiniz de imayla konuşmaya yatkınsınız, ama arada bir açıkça "benim ihtiyacım şu" deyin, çünkü iki sezgi bile net bir cümlenin yerini tutmaz. Ve zorluk geldiğinde ikiniz birden kaçmayın; biriniz gerçekliğe basıp ötekine bir el uzatsın. Mevlana'nın dediği gibi, damla denize karışınca deniz olur ama kendini de yitirir; bu iki deniz, birbirine karışırken bir kıyı hatırladığında, hem sonsuz hem sağlam olur.